Boogie Nights- Paul Thomas Anderson (1997)


boogi.jpgYakın tarihte izlediğim Magnolia'dan sonra Boogie Nights'ı da izleyip, Paul Thomas Anderson filmlerine yenisini eklemiş oldum. (Bir de Cigarettes & Coffee (1993) var, o da ayrı güzeldir)  Gerçi Boogie Nights, Magnolia'dan önce çekildiği için tarih sıralamasına uymuş olmuyorum lakin Magnolia'dan aldığım tad ile aynı tad değildi Boogie Nights...

Oldukça zengin bir oyuncu kadrosu var. Mark Wahlberg, Burt Reynolds, John C. Reilly, Julianne Moore, Heather Graham, Don Cheadle, Luis Guzmán, Philip Seymour Hoffman, William H. Macy... Filmin başından itibaren klasik bir şeyler izlemeyeceğimiz belliydi ama sanki iddialı olmak için fazla mı zorlanmış acaba?...

Film 70'li yıllarda porno sektöründe yer alan ilginç hayatlara ve karakterlerle sahip bir çok porno yıldızının öyküsünü anlatıyor. Bir bakıma Dirk Diggler'ın üzerine yoğunlaşmış bir film gibi görünse de bir çok öyküyü bir arada izledik. Dirk Diggler (Eddie Adams) yekten saf delikanlı bir gençtir, sürekli ailesiyle problem yaşar. Gözü yükseklerdedir ve bir gece ilginç bir şekilde çalıştığı bara gelen film yapımcısının teklifiyle hayatı değişir, kendisini porno sektörünün tam ortasında bulur, çok da memnundur ve kısa sürede en popüler isim olur.. vs...

Film aslında gerçekten sadece 1 porno yıldızının biyografisi miydi yoksa genel olarak bu sektöre ve o yıllara bir bakalım diye mi çekti bu filmi yönetmen bilemiyorum... Ancak o yıllara götürme konusunda atmosferi bize rahatlıkla ulaştırdı. Filmin bence olumsuz yönü şuydu, cinsellik olgusu biraz aşırı kaçmış ve bu da filmi zaman zaman cidden 70'li yılların bir porno filmi gibi yapıyordu.

Gözüme çarpan diğer nokta, yönetmen bilinçli olarak mı yaptı bilmiyorum ama filmde "kadın" karakterler sanki hep geri plandaydı. Amber ve Rollergirl de bu sektörün içinde en az erkekler kadar hayatın darbesini yedikleri halde sanki erkekleri daha mağdur gösteriyor gibiydi. Sonuç olarak hepsi bir zamanlar hayatlarını kazandıkları iş yüzünden zor durumlara düştüler.

Ve diğer ilginç konu ise, aslında filmdeki hiç bir karakter hayatından "hoşnutsuz" değilken film boyunca mağdur ya da acılı gibi gösterildiler. Dirk Diggler, hayatından gayet memnundu sadece bir gün saltanatının sona ereceğini tahmin edemedi, dövüldü, uyuşturucuya alıştı, hırsızlığa kadar türlü olaylara karıştı. Amber, geçmişi yüzünden çocuğuna kavuşamadı, eski eşi çocuğu annesine vermemek için iyi sebepler edinmişti ama Amber yaşadığı hayattan mutsuz değildi sadece çocuğunu görememek koyuyordu ona. Rollergirl, okuldaki hayatıyla dışardaki hayatını içiçe yaşadığı için tam anlamıyla ne iyi biri olabildi ne de kötü biri... Sonuçta onu tanıyan birileri yüzünden arızanın teki oldu çıktı, sonra da okula döneyim bari diyerek yine içiçe hayatına geri döndü. Okuldan eve geldiğinde halen hayatında pek değişiklik yok gibiydi. :) Jack için aslolan para olduğundan dolayı, o yeni Dirk Diggler'ların peşindeydi ve inatla kabul etmediği video işine de girdi. Don Cheadle yani Buck Swope'un tek memnuniyetsizliği bankadan kredi alamaması yüzündendi ki sonradan bir şekilde parayı buldu, dükkanını açtı, çoluk çocuğa karıştı. Philip Seymour Hoffman (Scotty) filmde sadece cinsel tercihi yüzünden zor anlar geçiriyordu. Little Bill rolünde gördüğümüz William H. Macy ise porno sektöründe olduğu için değil karısının kendisini göz göre göre başka erkeklerle aldatmasına dayanamadı ve zaten filmde de fazla durmadı.

Sonuç olarak toplarsak filmdeki kadın oyuncular sanki sektörün zaten olmazsa olmazıdır asıl tepe taklak olan erkeklerdir gibi bir anlayış vardı. Hep bilinenin tersine sektörün kölesi kadınlar değil erkeklerdir diyordu sanki yönetmen... Karakterlerin işlenişi bana bir Martin Scorsese filmiymiş tadı vermiş olup, Paul Thomas Anderson'ın bağımsız sinemada "ben buradayım" diye bağırdığı açıktır.

Boogie Nights için bayılarak izlediğimi söyleyemeyeceğim ama izledim kalktım kahve yaptım içtim gibi sıradan bir film değildi. O yıllara ait bir film izlemek isterseniz bile izlenebilir ancak aile filmi değildir elbette ;)




| gamzeK | 28-Ağustos-2006 Pazartesi|





YORUMLARINIZ
-------------------------------------------------------------------------------


Ad Soyad
E-Mail
Yorum

-------------------------------------------------------------------------------

Kadir Öksuz
| 10-Eylül-2006 Pazar

Paul Thomas Anderson kesin izle izle dedikten sonra izlemissin en sonunda herhalde tum filmleri. Guzel de yazmissin iyi olmus. ir de Sydney vardir bu adamin filmi tavsiye edebilcegim.

-------------------------------------------------------------------------------



 
 

     | Ana Sayfa | Blog | Nedir Bu | Yönetmenler | Filmler | Kimdir bu |