The Ruins- Carter Smith (2008)


ruins.jpgİsmini belki de ilk ve son kez duyup okuyacağım yönetmen Carter Smith, haydi bi gayret korku filmi çekelim tadında zorlamış, ortaya bir film çıkmış mı? Çıkmış. Olmuş mu? Olmamış...

Türkçe'ye Lanetli Topraklar olarak çevrilen filmin, açılış sahnesi, artık gına getirten tipik çığlıklarla başlıyor: "Heeeeeeeelppp!" (burada hatun, daha ne kadar abartarak bağırabilirim diye çığlık denemesi yapıyor) "Somebody heeeeeeeeeeeeeelp meeeeeeeeeeeeeeeee!!!!!!!!!!" İşte bu noktada anlıyoruzki 10 üzerinden 4- 5 verilecek bir film bizleri buyur etmiştir.

4 ergen genç, tatil yapmak için Meksika'ya giderler, tesadüfen benim tipinden aşırı derece kıllandığım ve tüm pislik kesin bu heriftedir dediğim bir çocukla tanışırlar. Çocuk, haritalarda bile olmayan bir tapınaktan bahseder, isterseniz sizi de götüreyim ben yarın gidiyorum der. Filmin başından itibaren kıllandığım ve pislik bundadır dediğim eleman, melaike çıktı, en önce ölüp giden oldu. Sözkonusu tapınağın haritada yer almaması spor olsun diye değilmiş elbet, lanetli toprakların olduğu inancıyla kimsenin ayak basmadığı ve hatta oraya ait bir şey ya da insan varsa yerliler tarafından derhal öldürüldüğü bir yermiş burası...

Özet olarak et yiyen (çoğunlukla insan eti, bulamazsa hayvan eti falan sanırım) korkunç sarmaşık bitkilerin bulunduğu tapınak, bir tek insan evladını canlı bırakmadan orayı mesken edinmiştir. Bizim gençler gider gitmez, kimi kuyuya düşer, kiminin bacakları ısırılır, kimi bir diğerinin manyaklığı yüzünden ölür falan filan derken, filmin en gerizekalı oyuncusu bir şekilde mekandan kurtulur fakat öldürücü bitki onun da vücuduna zerk olmuştur bir kere...

Genel olarak hiç bir şeyinden hoşlanmayacağınız bu film için yazacak olumlu tek bir cümle bulamıyorum. "Eh en azından bu varmış" diyebileceğiniz hiç bir sahne, olay, oyunculuk yok. Filmden hoşlaşılmayınca da tabi insan kendini saçmalıklara verip, herşeyini inceler hale geliyor. Örnekler:

1- Gerizekalı başrol kızımız, oldukça sinirli ve burnundan duman çıkan yerliler bağırıp çağırırken, o sakin sakin bu kişilerin fotoğraflarını şıkırt şıkırt çekiyordu. Kafası iyice atan sinirli yerli, kızın bu hareketinden iyice huylanıp, masum gencin beynini dağıttı. Bu noktada, hiç biri de dönüp "ulan sen ne hayvan bir insanmışsın, biz canımızın derdindeyiz, sen hala fotoğraf çekiyordun, adam öldü senin yüzünden" demedi, aksine kıza destek olmaya çalıştılar ! (neyin desteğiyse bu)

2- 1 dk önce aşağıda beyni patlatılan herif ve manyak yerlilere şahit olmamışlar gibi, 1 dk sonra yukarı çıkıp kuyuya düşen eleman için, aşağı inip yardım isteyelim, birilerini çağırsınlar demek de neyin nesidir? Bu hareketi yine gerizekalı kızımız yapıyor. Bu hadiseler, filmin içinde bizim anlam veremediğimiz bir takım mesajları mı çağrıştırıyordu yoksa? Bu kızın gerizekalılığına özellikle parmak basmanın özel bir nedeni mi vardı?

3- Gerizekalı kızımız ve diğer hatunun sevgilisinin göz göze bakışması sahnesinde verilmek istenen mesaj neydi? Çadırdan çıkıp "dostça" sarılmalarına rağmen, diğer hatun bunları görüp deliye döndü ancak ortada bir şey yoktu. Yoktu da 2 dk önce çadırın içinde bu 2 kişinin bakışması yönetmen tarafından neyi anlatma çabasıydı?

4- Herşeye rağmen, son kalan 2 gencimiz, aşağıya inmeden önce birbirlerine söz veriyorlar ve hatun kişi "ben gelene kadar, hayatta olacağına dair söz ver" diyor, eleman da söz diyor, yaşayacağım. Lan gerizekalılar, aşağı inince daha dakika 1 gol bir, o heriflerin seni öldüreceğini biliyorsun ki neticede de öyle oldu, zaten öleceksiniz, neden aşağı inersiniz artık? Sonuçta eleman öldü, bizim hatun öyle ya da böyle kaçtı ve filmin final sahnesinde, aslında bitkilerin onun da vücuduna girdiğine şahit olduk ve ekran karardı. Bu sahne, filmin devamının geleceğine mi işarettir? Allah saklasın, aman ha sakın...




| gamzeK | 21-Temmuz-2008 Pazartesi|





YORUMLARINIZ
-------------------------------------------------------------------------------


Ad Soyad
E-Mail
Yorum

-------------------------------------------------------------------------------
 
 

     | Ana Sayfa | Blog | Nedir Bu | Yönetmenler | Filmler | Kimdir bu |