Fracture- Gregory Hoblit (2007)


fracture.jpgDaha önce hiç bir filmini izlemediğin Gregory Hoblit'le tanışma fırsatını Fracture ile yakaladık. Başrollerini Anthony Hopkins ve Ryan Gosling'in paylaştığı film, akıllıca planlanmış bir cinayetin öyküsünü konu alıyor. Konudan çok oyunculara iş düşen bir senaryo ve bu senaryonun hakkını veren Anthony Hopkins... Öylesine alışkınızki bu adamın zalim oyunculuğuna, hep alttan gizli işler çevirirmiş gibi duran tavrına ve "kötü adam budur" dedirten mimiklerine... Başrol için harika bir seçim yapılmış diyorum.

Anthony Hopkins gibi bir devin karşısında Ryan Gosling'i biraz daha pasif bulduğumu söyleyebilirim. Filmde zaten savcı olmasına rağmen Ted (Hopkins)'in kendisiyle kedinin fareyle oynar gibi oynamasına engel olamayan Beachum (Gosling) filmin seyri dışında oyunculuğu ile de resmen kat be kat altta kalan bir performans sergiledi. Bu açıdan bakılırsa Hopkins'in karşısında daha iddialı bir isim olsaydı film tadından yenmezdi diye düşünmekteyim.

Karısının kendisini aldattığını anlayan Ted, akıllara gelmeyecek bir plan yapar ve karısını öldürür. Ortada çok alengirli bir durum yokmuş gibi gözükse de iş o kadar basit değildir. Ted, ısrarla avukat istemediğini söyler ve kendi işimi kendim görürüm der. Olay gecesi eve gelen polis herşeye şahit olur aslında ama ufak bir ayrıntı vardır: Öldürülen kadın polisin de sevgilisidir ve kadının kafasına giren kurşun Ted'in silahından çıkmamıştır. Ted bunu mahkemede açıklayınca işler çığırından çıkar. Sonuç olarak Ted bir taşla iki kuş vurmuş olur. Karısı ile sevgilisini ortadan kaldırtır ve suçlu da bulunmaz.

İzleyici olarak Ted'in katil olduğunu hepimiz bilsek de kadını öldüren silahın kime ait olduğu muamması filmin ortalarına kadar sürdü. Polisin kendini vurması ile olay sarpa sardı. Ted temizlendi ve tabi bu arada savcı Beachum, çok kolay lokma sandığı Ted yüzünden kariyerini mahvetti. Son derece sürükleyici, sonu sürprizli filmlerden biri Fracture. Sırf Hopkins'in oyunculuğunu izlemek için bile izlenebilir. Hatta bazı sahnelerde Hopkins'in sadece mimiklerle bile konuştuğu göz önüne alınırsa bu adamın yüz mimikleri oyunculuk eğitimi alan kişilere hatim ettirilmeli diyorum :)

*Filmdeki tek bayat hadise bence şuydu: O kadar zekice kurgulanmış bir planın ardından her şeyi bitirip kendi yoluna devam edecekken Ted'in Beachum'u arayıp olayları zorlaması gereksiz bir sahneydi. Sonuçta plan kusursuz işlemiş ve amacına varmış hatta izleyici olarak da bu kurnazca plana hepimizi hayran bırakmıştı. Fakat son anda hala zorlar tavırda savcıyı araması ve savcının ezik halde eve gelip "son dakika golü atar mıyım" tavırları, konunun etkisini azalttı. Film o sahneden önce bitirilmiş olsaydı bence şahane bir final olurdu, daha ötesine gerek yoktu.




| gamzeK | 20-Ağustos-2007 Pazartesi|





YORUMLARINIZ
-------------------------------------------------------------------------------


Ad Soyad
E-Mail
Yorum

-------------------------------------------------------------------------------
 
 

     | Ana Sayfa | Blog | Nedir Bu | Yönetmenler | Filmler | Kimdir bu |