Children of Men- Alfonso Cuarón (2006)


childrenofmen.jpgHarry Potter and the Prisoner of Azkaban ve öncesinde Great Expectations filmlerinin yönetmeni Alfonso Cuarón güzel bir iş çıkarmış ve Türkiye'ye "Son Umut" adıyla getirilen Children of Men filmini sunmuş. 2027 yılının Londra'sından izlediğimiz film öncelikli olarak abartılı dekor, kıyafet, aksesuarlara asla yer vermiyor. Yani 2027 yılında dünyada aslında ne değişecekse sadece onlar değişmiş filmde de. Kıyafetler uzay modası değil, dekor futuristik olacak diye hiç mi hiç abartılmamış, filmi izlerken gözünüzün alışamadığı herhangi bir nokta yok. Herşey gayet bugünden, yıl 2027 diye izleyiciyi koparmıyor.

Başrollerde Clive Owen, Julianne Moore ve Michael Caine var. Julianne Moore yine harika bir oyunculuk sergilemiş, filmden erken ayrılması da tadımlık bir hale getirdi kendisini. Zaten Julianne Moore'a oldum olası hafif uçarı, asi kadın rollerini yakıştırmışımdır. Giyimi kuşamı yerinde klasik kadın, anne rollerinden çok, bir yanı hep asi takılan rollerin altından çok başarılı kalkıyor. Filmde de mülteci haklarını kıyasıya savunan ve bu uğurda can veren biri.

Genetik koşullar sebebiyle kadınların hamile kalamadığı bir çağdayız. Herkes hamilelik, bebek, çocuk gibi kavramları unutmuşken mülteci kadınlardan Kee hamile kalır ve arkadaşları ve Theo, bebeğe zarar gelmemesi için ellerinden geleni yaparlar. Kee bir mültecidir ve ülkede özgürce dolaşıp çocuğunu doğurabilmesi mümkün değildir. Ülke yönetimi ve mülteciler arasında yaşanan kargaşadan dolayı da ona yardım edebilecek tek biri kalır, Theo (Clive Owen) Theo tüm ideolojik tavırları, kendi yaşantısını ve başına gelebilecek şeyleri umursamayarak kendini Kee'nin bebeğini sağlıklı bir biçimde dünyaya getirmesine adar ve de başarılı olur. Ancak başlarına gelenler hiç de kolay şeyler değildir.

childrenofmen1.jpg

Film , başından sonuna kadar insanı tedirginlik hissiyle yerinde oturtamayan ilginç bir drama. Gerçek manada izleyenlerin kanına dokunacak görüntüler vardı. Özellikle çatışma sahnelerinde yaklaşık 4- 5 dakika boyunca kameradaki kan lekelerinin kaldırılmaması, filmi, yüzünüze kan sıçramışçasına izlemeye devam etmeniz, aktüel kamera kullanımının ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Görüntülerde, son derece sıkıntılı, yoksul, refahtan çok uzak bir ülke izliyoruz, filmin tüm renkleri de özellikle soluk ve underground kullanılmış. Bunun da kapitalist ve mutlu-mesut hayat izlenimi vermemesi için bilinçli olarak yapıldığını kestirmek güç değil. Filmdeki doğallık da insanı sürekli endişeli tutuyor hatta Kee'nin doğurma sahnesinde herkes onunla birlikte öldü öldü dirildi. Çok ince ayrıntıların olduğu sahneleri kaçırmamak için bir ikinci defa izlemek bu filmin hakkıdır. Kurgu çok başarılı ve aynı zamanda hızlıydı, sahneler de karanlık olduğu için ayrıntıları yakalamak ilk izleyişte zor olabilir.

Bahsedilmesi gereken diğer bir oyuncu da  Michael Caine (Jasper). Filmde yaşlı bir hippiyi canlandıran Caine'nin rolü John Lennon'un üzerine oturtulmuş. Bu kadar tatlı bir yaşlı görünce özellikle de onun başına kötü bir şey geleceğini tahmin ediyorduk ki filmin sonlarına doğru o da iyi niyetinin kurbanı olarak herkesi üzdü. Yaklaşık 20 yıl sonrasının filmini izlerken Jasper'ın arabası insanın yüzünü gülümsetiyor. Sanırım filmde insana huzur veren görüntüler sadece Jasper'ın arabası, evi ve eşiydi. :)
Biraz araştırdım, araba eski bir Citroën CX miş, ön ve arka tarafına yapılan plastik eklentilerle bu hale getirilmiş.

Çok vurucu ve dokunaklı bir filmdi. Kesinlikle izleyiniz.

childrenofmen2.jpg




| gamzeK | 02-Nisan-2007 Pazartesi|





YORUMLARINIZ
-------------------------------------------------------------------------------


Ad Soyad
E-Mail
Yorum

-------------------------------------------------------------------------------
 
 

     | Ana Sayfa | Blog | Nedir Bu | Yönetmenler | Filmler | Kimdir bu |