The Butterfly Effect 2- John R. Leonetti (2006)


kelebeketkisi2.jpgSonunda izleyebildik ikincisini. Pek bir numarası yokmuş aksine 1 de kalsaymış daha iyiymiş. Ancak belirtmekte fayda varki zaten 2. versiyon 1.sinden tamamen bağımsız ve John R. Leonetti'nin paşa gönlüne göre çekilmiş. İlk filmle hiç bir bağlantı bulunmuyor, oyuncular, konu tamamen sıfırdan yeni baştan yaratılıyor. Senaryonun mantığı alınarak ilk filmin oyuncularını ve mekanını değiştirerek bu da 2. si diyerek yapılmış. Genelde bildiğimiz 2. seriler ilk filmin devamı niteliğinde ve ilk filmden göndermelerle başlar ve bu yüzden film adının sonunda 2 yazan filmler için 1'i izlemeden 2'yi izleme deriz. Ancak The Butterfly Effect 2'yi 1.sini izlemeyenler de rahatlıkla izleyebilir, herhangi bir bağlantı yok.

Birincisi mi ikincisi mi diye bir kıyaslama yapacak olursak elbette birincisi diyeceğimdir. Bir kere, ilk film olmasının avantajıyla, konu, kurgu ve genel atmosfer ilgi çekici gelmişti. "Şu olmasaydı böyle olurdu, bu da olmasaydı böyle olurdu" karmaşası ilk filmde insanı sürüklüyordu açıkçası. Ancak ikinci filmde aynı mantıkla farklı oyuncularla aynı filmi izlemek çok da vay be dedirtmiyor insana. Hatta ve hatta ikinci filmde gidişatın da biraz abartıldığını düşünüyorum.

İlk filmden bir farkı daha, sanırım oyunculardan kaynaklı olacak, tipik teenager filmlerini andırıyordu. Özellikle major 4 oyuncunun kurgu değişip öteki hikayeye geçerken yaşlarının ve tiplerinin aynı kalması hikayeyi inandırıcılıktan uzaklaştırdı. Sadece bir kaç küçük saç ve makyaj eklemesi yapılarak, oyuncuların yaşını büyütmeye çalışmışlar fakat pek ustaca görünmedi filmin akışında. Örneğin, esas oğlanımız, şirkette önemli bir konuma gelmiştir, yakın arkadaşı da hala aynı şirkette çalışmaktadır. Esas oğlana takım elbise falan giydirdiniz tamam da Trevor hala 15 yaşındaki oğlan çocuğu gibi duruyordu bir çok sahnede. Oysa zaman geçmiş, Trevor büyük ve zengin adamlarla işler bağlamıştı. Aynı zamanda esas kızımız Julie, fotoğrafçı oldu, büyüdü serpildi ama siyah saç ve farklı giyim tarzı çok yapmacık duruyordu. Aradan zaman geçti imajından çok az önce kafasına siyah saçlı peruk takmış gibiydi.

Bir de aşırı gereksiz cinsellik içeren sahneler vardıki resmen süreyi doldurmak amacıyla çekilmiş gibi. O sahneler çok daha kısa ve daha göze sokulmadan gösterilseydi de biz anlardık yani ne olup bittiğini.

Filmlerin 2. seri devamı olması için yönetmene ağır yükler biniyor aslında. İlkini izleyip tatmin olmuş, tadını almış izleyiciler ikincisinden daha da lezzetli numaralar bekler. İlk filmin aynısı ise, ilk filme şahane demişken ikinci filme gereksiz denebilir. Bir numarası yoksa gereksizdir çünkü. Aynı şeyleri The Omen (2006) için de yazmıştım. İlk filmden başka bir şey vermeyeceksen çekme o zaman. İlkini izlememiş olanlardan ve oyunculardan başka kimsenin hoşuna gitmiyor çünkü...




| gamzeK | 15-Kasım-2006 Çarşamba|





YORUMLARINIZ

-------------------------------------------------------------------------------


Ad Soyad
E-Mail
Yorum

-------------------------------------------------------------------------------

Arda
| 13-Aralık-2006 Çarşamba

bu film,insana,geçmişte yaptığı hataların veya yaşadığı olumsuzlukların çok da önemli olmadığını veya yaşanması gerektiğini anlatmaya çalışıyor.ilk filmdeki konu burada da vurgulanmış ancak üçüncüsü çıkarsa sıkıcı olabilir.insana birşeyler verebilme özelliğine sahip filmlerden bir tanesi.

-------------------------------------------------------------------------------

Erhan Ösüm
| 22-Mayıs-2007 Salı

Devam filmlerinin en kötüsü diyebilirim, ilk film çok daha başarılıydı, 2. si o kadar gereksiz olmuş ki, bence sadece para amaçlı yapılmış.

-------------------------------------------------------------------------------



 
 

     | Ana Sayfa | Blog | Nedir Bu | Yönetmenler | Filmler | Kimdir bu |