Quentin Jerome Tarantino


Quentin Jerome Tarantino- Ne huzur verdin ne huzurlu oldun be adam!

tarantino.jpgSiyah gömlek beyaz ceket yada siyah ceket, beyaz gömlek. Başka bir şey giymez bu. 27 Mart 1963 Tennessee Amerika doğumludur. (Hay taş doğuraydım bunun yerine denecek tipte bir arkadaştır.)

Bağımsız sinema denince akla gelebilecek baba isimlerden biridir Tarantino. Oldukça arıza ve marjinal bir kişilik olup "ne oldum dememeli ne olacağım demeli"sözünün tipik bir örneğidir.
Şimdi öncelikle çocukluğuna inmek lazım bu adamın neden böyle olmuş ona göre bir yargı vermeli.

Sinema eğitimi almamıştır hatta gençlik yıllarında alakası bile yoktur. Derslerinde başarısız haylaz bir çocuktur. Tek alakası o yıllarda video arşivi olan dükkanlarda çalışmasıdır. Hatta bu dükkanların porno videocuları olduğu söylenir. 16 yaşında okulu falan bırakır Carson'da sinema eğitimi almaya yeltenir bu arada hala videocularda çalışıyordur. Süprüntü bir hayat yaşıyor diye kendini elden etekten çekmez hatta bunu avantaja bile dönüştürür. Şöyleki, çalıştığı dükkanlarda binlerce yönetmenin filmlerini izleyebildiği için zamanla bunları kapar hatta küçük küçük notlar alarak kendi senaryolarını yazmaya başlar. Yani böylesi cık cık cık denecek bir durum. Sinemaya ciddi anlamda atılmadan önce de ne nedir ne değildir babında gayet güzel bir deneyim kazanmıştır Tarantino oğlan. Görüldüğü üzere çocukluğunun pek de normal bir haylaz çocuk hayatı şeklinde geçmediği gerçektir. O zamanın en haylaz çocuğu bile en fazla mahallenin camlarını aşağı indirirken bizimki porno filmlerin gani gani olduğu dükkanlarda kişilik bulma, ergenlikten kurtulma çabaları içindedir.15- 16'lı yaşlarında dükkanlardan kitap çalmak mı istersiniz, porno film gösteren sinemalarda çalışmak- kudurmak mı dersiniz her türlü pislik vardı yani... Ki yakalanmasına rağmen ikinci kez çalınan bu kitap ileride Pulp Fiction filminin kaynağı olacaktır. (Sözkonusu uğruna hırsızlık yapılan kitabın ismi The Switch)

Deli midir nedir? denebilecek oranda kan ve vahşet hastasıdır. Şiddeti, kötüyü alır işler ve estetik hale getirip
::buyrun film hazır:: der sırıtarak... Hollywood'da dönüm noktası olan ve bağımsız sinemayı tir tir titreten Tarantino ayan beyan bir ayak fetişistidir, hemen hemen tüm filmlerinde bir ayak muhabbeti geçer ya bir çıplak ayaklık kadın vardır ya ayak masajı yapılır, oje sürülür bilmemne... Çok iyi bir yönetmen olmasına rağmen iyi bir oyuncu değildir kendisi zannımca. Zaten yönetmen olarak epey bir iş yaptığından oyunculuğa hiç gerek yoktur bence. Severim ben bu adamı zira film-noir e dair ne varsa almıştır, günümüze getirmiştir ancak zaman değişti şimdi öyle olmaz böyle olur diyerek, bütün o noir tekniklerini popüler mantıkta izleyiciye sunar.

**********************************************
En sevdiği giysi: Siyah- beyaz takım elbise,beyaz gömlek ve siyah kravat yada tam tersi.
En sevdiği parfüm: Kan kokusu
En sevdiği ayak: Kadın ayağı
En son okuduğu kitap: The Switch
En sevdiği yazar: Elmore Leonard
En çok kullandığı söz: Küfürlü ne varsa herşey

**********************************************


Ne yapmış ne etmiş?

  • Reservoir Dogs-1992 (Rezervuar Köpekleri) Arkadaşın esas oğlanıdır bu film.
    Sundance Film Festivali'nin açılış filmidir ve herkesi kendinden geçirtmiştir.

  • Pulp Fiction-1994 (Ucuz Roman) Cannes'ta Altın Palmiye'yi kapmıştır.
    John Travolta'yı hayata döndüren bu film kült olma hakkını kazanmıştır tabiki.
    Ayrıca Akademi'den 'En İyi Orjinal Senaryo' ödülünü alır ancak sahneye çıktığında kimseye teşekkür etmeyen de bir adamdır bu.

  • Four Rooms-1995 Filmde 4 ayrı hikaye 4 ayrı yönetmen vardır Tarantino da dahil. Kendim yönetirim kendim oynarım dediği filmlerinden, çok sık yapmamasını temenni ederim (oyunculuk içindir bu temenni)

  • Jackie Brown-1997 Canım ülkemde olsa taşlanacak türden bağırıyor adam ben bir ayak fetişistiyim!!! diye. Tarantino'nun ilk kez kadın başrol kullandığı filmdir. Teknikler ve kurgu mükemmeldir işte Tarantino budur denecek türden bir yapıt. Soundtrackleri bile ayrı bir ün saldı hani.

  • Kill Bill 1/2- 2003 O günlerde yatıp kalkıp zikredilen, yoğun baskılar sonucu 2'ye bölünmüş filmidir. Çok uzun olduğundan baştan yapımcılar kısaltılmasını istiyor bizimki de yok yeaaa olmaz öyle şey diyor daha sonra da abuk bir biçimde 2'ye bölünüyor Kill Bill. Kan+vahşet+kavga= özlemiştik Tarantino nerelerdesin...
    İki film de süper güzeldi. Acayip gaza geliyor insan. Sürekli izlenesi, açıp açıp bakılası, eöh be Tarantino dayı büyüksünnnnnnnn diye böğrülesi...

  • Death Proof- 2007 ( Filmin tüm ayrıntısı için çıklatın burayı )

*Minik bir not ya da hatırlatma: Tarantino Jet Li hayranı olduğundan dolayıdır karar vermiş bundan sonra Jet Li filmlerinin dağıtımı benim olsun ulan demiş e tabi Miramax harekete geçiyor, Jet Li'nin filmlerinin dağıtımını üstleniyorlar Tarantino sayesinde... Aklınızda bulunsun, şu sıralar pek bir moda olan Hero (Kahraman) filminin afişinde üstte Tarantino Presents yazar, amma velakin yönetmenlik ya da senaryo anlamında bir haltı yoktur Tarantino'nun aslen bu filmde. Sadece millet görsün anaaa Tarantino filmi desinler diye küçük bir oyun yapılmış zannımca afiş üzerinde. Aldatmaca sayılabilir ancak dediğim gibi dağıtım görevi Miramax ve Tarantino olduğu için böyle bir ibare koymuşlar. E filmin izlenme oranı da büyük oranda artıyordur vesselam.tarantino_2.jpg

Genel Tarantino Tarzı

  1. Ne denirki bu adamın tarzına? Her şeyi yazdım zaten hemen hemen. Film Noir'i eskilerde bırakmamak, günümüze günümüz koşullarında getirebilen eli öpülesi adam. Kurgu konusunda çok sert teknikler kullanan ve pek çok izleyiciye "amaaaan nedir bu böyle bir orda bir burda" dedirten tarzı vardır. Çok fazla zoom kullanır, aynı sahneyi pek çok değişik açıdan ve defalarca gösterebilir. Kadrajları böler, uzun planları çekimler yapar. Kontrast, gölge, siyah beyaz öğeler ve flashback tekniginin ustasıdır ve izleyiciyi zorlar zorlayabildiği kadar. İşte bu yüzden genelde filmleri en az 2 ayrı hikayeymiş gibidir ve hayretler içinde bu bir çok hikayeyi bir araya getirir, bunu kurgulayan insan mı? diye sordurur.

  2. Filmlerindeki esas, diyaloglar ve marjinal insanların marjinal bakış açılarıdır. Tarantino'nun çektiği filmlerdeki diyaloglar uzunca süreler milletin ağzına sakız olur kolay kolay unutulmaz. Toplumda itilmiş, ezilmiş, loser sayılabilecek tipleri alır ve muhteşem bir işlemeyle kahraman yaratır. Film Noir'de olduğu gibi zavallı, ezik karakterler kullanılır ancak Tarantino'nun tarzı anti-kahraman değil, kahraman yapmaktır. Belli konularda takıntılıdır, her filminde ayak mutlaka vardır. Diyalogları hep küfürlüdür ve resmen geyik yapar zaten bu yüzden akılda kalıcıdır. Karakterler ve filmleri kült olmaya eğilimlidir hatta replikler bile o filmi hatırlamaya yeter.

  3. Başka ilginç bir şey daha var. Tarantino'nun genelde unutulmaya başlamış olan oyuncuları kullanıp onları tekrar bir yıldız haline getirmek gibi bir huyu vardır. Pulp Fiction'daki rolü için John Travolta epey bir dua etmiş olmalıdır kendisine ve hatta David Carradine de duacı olmalıdır Tarantino'ya (Kill Bill)

  4. Senaryo, çekimler, kullanılan kurgu teknikleri konusunda gerçekten deha olan Tarantino film müziklerini de gayet başarılı seçmektedir. Filmlerini izleyenler aman duman soundtrackleri alalım şeklinde koştururlar. On parmağında on marifet var daha ne diyim...

  5. Bu arada 2005 itibariyle Inglorious Bastards adında bir film daha Tarantino'dan... Yine de daha zaman var... Pek güvenmemek lazım kafayı çizer yarım da bırakabilir. (ilk filmi aslında "My best friends birthday" dir ama öyle yarım kalmış)



| gamzeK | 23-Temmuz-2006 Pazar|





YORUMLARINIZ
-------------------------------------------------------------------------------


Ad Soyad
E-Mail
Yorum

-------------------------------------------------------------------------------
 
 

     | Ana Sayfa | Blog | Nedir Bu | Yönetmenler | Filmler | Kimdir bu |